Dünyanın Sonuna Yolculuk Patagonya & Antarktika Turu
9.500€ / Kişi başından itibaren
-
Süre 15 Gün
-
Destinasyon Güney Amerika
-
Kapasite
-
Tur Kodu JOPATANT
Gezi Tanıtımı
And Dağları’nın eteklerinden Pasifik kıyılarına, “Dünyanın Sonundaki Şehir” Ushuaia’dan mavi buzullara, Torres del Paine’nin granit kulelerinden Iguazú’nun görkemli çağlayanlarına uzanan bir rota… Bu tur, Güney Amerika’nın en çarpıcı doğal harikalarını başkentlerin kültür dokusuyla birleştiriyor. Va
Öne Çıkanlar
- En Fazla 15 Kişi
- Merkezi Otel
- Sigorta- Yurtdışı Çıkış Harcı
- Yemekler
- Tüm Geziler Dahil
- Ev-Alan-Ev Transferi
TUR PROGRAMI
Broşür İndirGün
İstanbul - Santiago
Sevgili Tourjuvistler!
Evlerimizden havalimanına özel transferle hareket ediyor ve İstanbul’dan Santiago’ya yapacağımız uçuşla Güney Amerika yolculuğumuza başlıyoruz. Varışta pasaport ve bagaj işlemlerinin ardından bizi bekleyen aracımızla otelimize geçiyor, odalarımıza yerleşip kısa bir dinlenme veriyoruz. Ardından otelimize transfer.
Oda dağılımı sonrası, uzun uçuşun yorgunluğunu atmak üzere dinlenmeye geçiyoruz.
Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz
Gün
Santiago
Otelimizde alacağımız keyifli bir kahvaltı ile güne başlıyoruz. Bugün Santiago’yu detaylıca keşfedeceğimiz, kültür, tarih ve modern yaşamın harmanlandığı bir program bizi bekliyor. İlk durağımız San Cristóbal Tepesi oluyor; teleferikle çıktığımız bu noktada hem şehrin hem de arka plandaki And Dağları’nın eşsiz manzarasına tanıklık ediyoruz. Ardından şehir merkezine dönerek Plaza de la Constitución ve La Moneda Başkanlık Sarayı’nı görüyor, Şili’nin siyasi tarihine dair önemli detayları öğreniyoruz. Tarihi meydanı çevreleyen Metropol Katedrali ve kolonyal dönemden kalma hükümet binaları, bizlere şehrin geçmişten bugüne taşıdığı hikâyeleri anlatıyor.
Santiago’nun sokaklarında ilerlerken, geniş bulvarları ve modern binalarıyla Latin Amerika’nın en kozmopolit merkezlerinden birinde olduğumuzu hissediyoruz. Akşam saatlerinde dileyen misafirlerimizle çevredeki küçük kafelerde kısa molalar vererek şehri yerel halkın gözünden tanıma fırsatı buluyoruz. And Dağları’nın ufukta yükselen görkemi, şehrin kimliğini tamamlayan en önemli detaylardan biri olarak karşımıza çıkıyor.
Öğle saatlerinde bohem atmosferiyle ünlü Bellavista semtine geçiyoruz. Renkli sokak sanatlarıyla süslü duvarlar, kafeler ve galeriler arasında yürürken şehrin sanatsal kimliğini keşfediyoruz. Nobel ödüllü şair Pablo Neruda’nın evi La Chascona’yı ziyaret ederek, edebiyatın Santiago sokaklarıyla nasıl iç içe geçtiğini hissediyoruz. Günün devamında modern finans bölgesi “Sanhattan”da kısa bir panoramik tur yapıyor, gökdelenlerin şehre kattığı çağdaş dokuyu izliyoruz.
Akşam saatlerinde otelimize dönüyor, Santiago’da geçen dolu dolu bir günün ardından dinlenmeye çekiliyoruz. Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
Santiago
Güne otelimizde alacağımız keyifli bir kahvaltıyla başlıyor ve ardından Pasifik kıyısına doğru hareket ediyoruz. Yaklaşık iki saatlik yolculuğumuz sırasında üzüm bağlarıyla çevrili vadilerden geçiyor, Şili’nin ünlü bağcılık kültürüne dair bilgiler alıyoruz. İlk durağımız UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Valparaíso oluyor. Renkli evleriyle ünlü bu liman kentinde tarihi asansörlerle dik yamaçlara çıkıyor, panoramik teraslardan Pasifik Okyanusu’nu izliyoruz. Sanat galerileri, küçük atölyeler ve grafitilerle süslü sokaklar arasında yapacağımız yürüyüş, şehrin bohem ruhunu hissetmemizi sağlıyor.
Öğleden sonra komşu sahil şehri Viña del Mar’a geçiyoruz. Palmiye ağaçlarıyla süslü geniş bulvarlarda yürüyüş yapıyor, okyanus kıyısında kısa molalar veriyoruz. Bembeyaz kumsallar, modern yapılar ve şirin parklarıyla bu sahil kenti, Valparaíso’nun bohem kimliğine karşılık daha sofistike ve düzenli yüzüyle dikkat çekiyor. Zamanımız elverirse, kıyı boyunca tarihi kale ve ünlü çiçek saati (Reloj de Flores) önünde fotoğraf molası veriyoruz.
Akşamüstü Santiago’ya dönüş yolunda Pasifik’in batmakta olan güneşiyle renklenen manzaraları seyrediyoruz. Otelimize vardığımızda, Güney Amerika’nın bu iki farklı kıyı kentinin kontrastını zihinlerimize kazımış oluyoruz. Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
Santiago - Montevideo
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından havalimanına transfer oluyoruz ve kısa bir uçuşla Uruguay’ın başkenti Montevideo’ya geçiyoruz. Şehre varışta bizi bekleyen aracımızla şehir turuna başlıyor, geniş bulvarları ve Atlantik kıyısına paralel uzanan sahil şeridiyle tanışıyoruz. Plaza Independencia’da yapacağımız yürüyüşte, ülkenin en önemli tiyatro yapılarından Solís Tiyatrosu ve şehrin tarihi dokusunu yansıtan binalar bizleri karşılıyor. Bu meydan, geçmiş ile modern Uruguay’ın birleştiği bir kesişim noktası olmasıyla dikkat çekiyor.
Turumuz sırasında şehrin eski bölgesi olan Ciudad Vieja sokaklarında dolaşarak kolonyal dönemden kalma yapılara tanıklık ediyoruz. Kafeleri, sanat galerileri ve küçük butik mağazalarıyla bu mahalle, Montevideo’nun kültürel kimliğini gözler önüne seriyor. Öğle saatlerinde Mercado del Puerto’da kısa bir mola vererek Uruguay’ın günlük yaşamına tanıklık ediyoruz. Sahil yolunda yapacağımız panoramik turda, Rambla adı verilen uzun kıyı yürüyüş yolunun manzaralarını seyrediyoruz.
Öğleden sonra Rio de la Plata kıyısındaki Colonia del Sacramento’ya doğru yola çıkıyoruz. Yaklaşık 2 saatlik keyifli bir yolculuğun ardından UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış bu şehre ulaşıyor, Arnavut kaldırımlı dar sokakları, taş evleri ve tarihi surlarıyla bizi zamanın ötesine taşıyan atmosferine hayran kalıyoruz.
Gün batımında deniz feneri çevresinde kısa bir yürüyüş yapıyor ve otelimize yerleşiyoruz. Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
Montevideo - Colonia - Buenos Aires
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltı ile güne başlıyor ve Colonia’nın tarihi sokaklarını ayrıntılı olarak keşfetmeye başlıyoruz. İspanyol ve Portekiz mimarisinin bir arada görüldüğü bu şehirde, San Pedro Bastion’u, sur kapılarını ve sahil şeridindeki taş evleri geziyoruz. Tarihi meydanlarda yapacağımız kısa molalar, şehrin sakin atmosferini hissetmemizi sağlıyor. Müze ziyaretleri sırasında Colonia’nın kolonyal geçmişine dair önemli eserleri görme imkânı buluyoruz.
Gezi sırasında dar sokaklarda sıralanmış küçük kafelerde serbest zamanımız olacak. Arnavut kaldırımların arasında dolaşırken fotoğraf molaları veriyor, şehrin dinginliğiyle baş başa kalıyoruz. Deniz kıyısında yapacağımız yürüyüşle Rio de la Plata’nın huzur veren manzaralarını izleyerek bu küçük ama büyüleyici şehirle vedalaşıyoruz.
Öğleden sonra feribot ile Buenos Aires’e geçiyoruz. Arjantin’in başkentinde yapılacak kısa bir panoramik transfer sırasında şehir merkezine dair ilk izlenimlerimizi edinip otelimize yerleşiyoruz. Akşamüstü dileyen misafirlerimizle şehir merkezinde kısa yürüyüş yaparak gece ışıkları altındaki Obelisk ve tarihi meydanları görüyoruz. Buenos Aires’in hareketli atmosferi bizleri karşılıyor. Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
Buenos Aires
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Buenos Aires şehir turumuza başlıyoruz. İlk durağımız Plaza de Mayo oluyor; Casa Rosada (Başkanlık Sarayı), Metropolitan Katedrali ve çevresindeki tarihi binalarla şehrin belleğini keşfediyoruz. Ardından geniş bulvarlarıyla ünlü Avenida 9 de Julio’da ilerliyor ve şehrin simgelerinden Obelisk ile fotoğraf molası veriyoruz. Teatro Colón’un dış cephesini görerek şehrin kültürel mirasına dair kısa bilgiler alıyoruz.
Turumuzun en renkli duraklarından biri olan La Boca mahallesine geçiyoruz. Rengârenk boyalı evlerin sıralandığı Caminito sokağında yürüyüş yapıyor, sokak sanatçılarının canlı performanslarını izliyoruz. Bu mahalle, tango ve futbol kültürünün kalbinin attığı bir yer olarak biliniyor. Ardından Palermo ve Recoleta bölgelerinde kısa bir panoramik tur yaparak şehrin modern yüzü ve aristokratik mirasıyla tanışıyoruz.
Akşam saatlerinde Buenos Aires’in ruhunu en iyi yansıtan etkinliklerden birine katılıyoruz: Tango gecesi. Canlı orkestranın eşlik ettiği büyüleyici gösteride dansçıların tutkulu performanslarını izliyor, bu sanatın Arjantin kimliğiyle nasıl bütünleştiğini deneyimliyoruz. Gecenin sonunda otelimize dönerek dinleniyoruz. Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
Buenos Aires
Kahvaltının ardından Buenos Aires’in kuzeyine doğru hareket ediyoruz. Paraná Nehri’nin kollarıyla şekillenen Tigre Deltası’na ulaştığımızda, bizi doğa ile iç içe bir keşif bekliyor. Tekneyle yapacağımız yolculuk sırasında, suyun üzerinde kurulmuş evler, küçük iskeleler ve yemyeşil adacıklar arasında ilerliyoruz. Bu sakin atmosfer, şehrin kalabalığından uzaklaşmamızı ve Patagonya öncesinde farklı bir manzara görmemizi sağlıyor.
Deltadaki pazar alanlarında el işi ürünler ve yerel atölyeler arasında kısa yürüyüşler yapıyor, bölgenin gündelik yaşamına tanıklık ediyoruz. Öğle saatlerinde nehir kenarında kısa bir serbest zaman sunarak misafirlerimizin bölgeyi kendi tempolarında keşfetmesine fırsat veriyoruz. Fotoğraf meraklıları için delta manzarası eşsiz kareler sunuyor.
Öğleden sonra Buenos Aires’e geri dönüyor ve otelimize yerleşiyoruz. Akşam saatlerinde isteyen misafirlerimizle şehrin hareketli bölgelerinde kısa yürüyüşler yaparak Buenos Aires gecelerinin enerjisini hissetmeye devam ediyoruz. Böylece başkentin ikinci gününü doğa ve şehir yaşamını harmanlayarak tamamlıyoruz. Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
Buenos Aires - Ushuaia
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından havalimanına transfer oluyor ve uçuşla “dünyanın sonundaki şehir” olarak bilinen Ushuaia’ya hareket ediyoruz. Yaklaşık 3,5 saatlik yolculuğun ardından Beagle Kanalı kıyısında, karla kaplı dağlarla çevrelenmiş bu büyüleyici şehre varıyoruz. Havalimanında bizi bekleyen aracımızla otelimize geçiyor, odalarımıza yerleşiyoruz.
Öğleden sonra kısa bir yürüyüşle Ushuaia’nın liman bölgesini keşfediyoruz. Şehrin küçük ama etkileyici merkezinde tarihi binalar, sahil boyunca sıralanan kafeler ve “Fin del Mundo” yani “Dünyanın Sonu” tabelasıyla fotoğraf molaları veriyoruz. Akşamüstü And Dağları’nın uzantısı olan Martial Dağları’nın siluetinde gökyüzü kızıl tonlara bürünürken, dünyanın en güneyinde olduğumuzu hissetmek bu yolculuğun en özel anlarından biri oluyor.
Günümüzü otelimize dönerek tamamlıyor ve Patagonya’nın soğuk ama büyüleyici atmosferinde ilk gecemizi geçiriyoruz. Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
Ushuaia
Otelimizde alacağımız kahvaltı ile güne başlıyor ve kısa bir araç yolculuğunun ardından Laguna Esmeralda yürüyüş parkuruna varıyoruz. Ormanlık alanlardan, turbalıklardan ve dağların eteklerinden geçerek yaklaşık 1,5 saatlik yürüyüşle göle ulaşıyoruz. Gölün büyüleyici yeşil tonları, çevresindeki buzullarla birleşerek doğanın tüm ihtişamını gözler önüne seriyor. Göl kıyısında verdiğimiz kısa molalarda doğanın dinginliğini içimize çekiyoruz.
Öğleden sonra Beagle Kanalı’nda tekne turuna çıkıyoruz. Deniz aslanlarının yaşadığı küçük adacıklar, gökyüzünü süsleyen martılar ve karabataklarla birlikte bu coğrafyanın vahşi yaşamına tanıklık ediyoruz. Şanslıysak penguen kolonilerini de görme imkânı bulabiliyoruz. “Les Eclaireurs” deniz feneri önünde yapacağımız durak, Ushuaia’nın simgelerinden biri olarak hafızamızda kalıyor. Günün sonunda otelimize dönerek bu eşsiz günü noktalıyoruz.
Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
Ushuaia - Puerto Natales
Sabah kahvaltımızın ardından otelimizden ayrılıyor ve karayoluyla Şili sınırına doğru yol alıyoruz. Patagonya’nın uçsuz bucaksız bozkırları, rüzgârla savrulan otlakları ve dağlarla çevrili yolları arasında yapacağımız uzun yolculuk, bizlere bölgenin büyüklüğünü ve vahşiliğini hissettiriyor. Yol boyunca alpakalar, guanakolar ve yabani kuş sürüleriyle karşılaşma ihtimalimiz oldukça yüksek.
Sınır geçişi işlemlerinin ardından Şili’nin küçük ama sevimli kasabası Puerto Natales’e ulaşıyoruz. Bu balıkçı kasabası, Torres del Paine’nin giriş kapısı olmasıyla biliniyor. Şehrin sahilinde kısa bir yürüyüş yaparak denizle birleşen dağ manzaralarını izliyor, rengârenk evlerin oluşturduğu tabloyu fotoğraflıyoruz. Akşam saatlerinde otelimize yerleşiyor ve ertesi günkü milli park gezisi için hazırlanıyoruz. Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
Puerto Natales - El Calafate
Otelimizde alacağımız kahvaltı ile güne başlıyor ve UNESCO Biyosfer Rezervi olan Torres del Paine Ulusal Parkı’na hareket ediyoruz. Park girişinde bizi göller, şelaleler ve granit kulelerden oluşan olağanüstü bir manzara karşılıyor. İlk durağımız Laguna Amarga oluyor; buradan parkın simgesi haline gelen “Torres” zirvelerini panoramik açıdan görüyoruz. Ardından Salto Grande Şelalesi’nde kısa bir yürüyüş yaparak şelalenin gücünü hissediyoruz.
Park içinde yapacağımız panoramik tur boyunca Cuernos del Paine’nin keskin zirveleri, mavi-yeşil tonlardaki göller ve buzullar bizlere eşlik ediyor. Kondorların gökyüzünde süzülüşünü izlemek, bu parkın sunduğu en özel anlardan biri olacak. Öğleden sonra Şili–Arjantin sınırını geçiyor ve Patagonya’nın Arjantin tarafına, El Calafate’ye doğru yol alıyoruz. Akşam saatlerinde kasabaya varıyor, göl kıyısında kısa bir yürüyüşle günü noktalıyoruz.
Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
El Calafate
Kahvaltının ardından Los Glaciares Ulusal Parkı’na gidiyor ve dünyanın en ünlü buzullarından biri olan Perito Moreno Buzulu’na ulaşıyoruz. Seyir teraslarından bu dev buz kütlesini izlerken, zaman zaman kopan parçaların göle düşüşü büyüleyici bir deneyim yaşatıyor. Dileyen misafirlerimiz için kısa bir tekne turu ile buzula daha da yaklaşarak bu görsel şöleni farklı bir açıdan görme imkânı sunuyoruz.
Öğleden sonra El Chaltén bölgesine giderek Patagonya’nın doğa harikalarından biri olan Laguna de los Tres yürüyüşüne başlıyoruz. Fitz Roy Dağı’nın görkemli silueti eşliğinde yapacağımız bu parkur, doğa ve fotoğraf tutkunları için unutulmaz kareler sunuyor. Gölün kıyısında verdiğimiz kısa molalar, Patagonya’nın büyüsünü daha da derinleştiriyor. Akşam saatlerinde El Calafate’ye dönerek otelimize yerleşiyoruz.
Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
El Calafate - Buenos Aires - Iguazú
Sabah erken saatlerde havalimanına transfer oluyor ve aktarmalı uçuşla tropik kuşağın yemyeşil doğasına sahip Iguazú’ya ulaşıyoruz. Havalimanından direkt olarak milli parka geçiyor ve dünyanın en görkemli şelale sistemlerinden birini keşfetmeye başlıyoruz. Pasarellerde yapacağımız yürüyüşlerle suyun gücünü yakından hissediyor, gökkuşaklarıyla süslü manzaraları fotoğraflıyoruz.
Şelalelerin en etkileyici noktası olan Garganta del Diablo (Şeytan Boğazı) terasında durarak suyun binlerce tonluk debisini gözlemliyoruz. Kuşların, kelebeklerin ve tropik bitkilerin çevrelediği bu eşsiz doğa, yolculuğumuzun en büyüleyici sahnelerinden birini oluşturuyor. Akşamüstü otelimize dönerek orman esintisi eşliğinde dinleniyoruz.
Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
Iguazú - Buenos Aires
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından havalimanına transfer oluyor ve Buenos Aires’e uçuyoruz. Burada uluslararası uçuş bağlantımızı gerçekleştiriyor ve İstanbul’a doğru yola çıkıyoruz. Güney Amerika’nın büyüleyici doğasını ve şehirlerini arkamızda bırakırken, bu yolculukta edindiğimiz deneyimler hafızamızda bir ömürlük anılar bırakıyor. Uçuş sırasında Patagonya’nın rüzgârı, Iguazú’nun suları ve Buenos Aires’in melodileri zihnimizde canlanıyor. Uzun bir Atlantik uçuşunun ardından dönüş yolculuğumuzda bu büyük macerayı keyifle anıyor ve fotoğraflarımızla hatıralarımızı tazeliyoruz. Tüm Tourjuvistler’e keyifli bir akşam ve iyi geceler dileriz.
Gün
Buenos Aires - İstanbul
Varışımızın ardından ülkeye giriş ve bagaj alma işlemlerinin ardından bir sonraki gezide görüşmek üzere Tourjuvistler ile vedalaşıyoruz.
Havalimanı çıkışında sizi bekleyen ve bilgileri dönüş uçuşunuz öncesi size iletilmiş özel transfer aracınız ile evlerinize transferiniz gerçekleşiyor.
Bir sonraki Tourjuva gezisinde görüşmek üzere. Sevgiler
+ Belirtilen uçuşlara göre ekonomi sınıfı uçak bileti
+ Ara uçuşlar
+ 4*&5* yıldızlı otellerde 13 gece oda-kahvaltı konaklama
+ Konaklama vergileri
+ Ev-hava limanı-ev transferleri
+ Gezi boyunca özel araç ile tüm transferler
+ Tüm Geziler
+ 7 öğle yemeği (başlangıç, salata, ana yemek, tatlı ve kişibaşı 2 içecek)
+ 7 akşam yemeği (başlangıç, salata, ana yemek, tatlı ve kişibaşı 2 içecek)
+ Profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti
+ Zorunlu yerel rehberli ücretleri
+ Yurtdışı çıkış harcı
+ Yurtdışı seyahat ve sağlık sigortası
+ Zorunlu mesleki sorumluluk sigortası
+ İç Hat bağlantı ekonomi sınıfı uçak bileti (Havayolunun uçuş noktalarına uygun, İstanbul çıkışına bağlantı olacak şekilde, tercih eden Tourjuvistler için ev-alan-ev transferi yerine bu hizmet verilebilir.)
✖️Kişisel harcamalar
✖️Vize ücreti ve hizmet bedeli
✖️Otel/oda ekstraları
✖️Dahil servisler kısmında belirtilmemiş diğer tüm servisler